-Medeniyetimize dâir-
Açık Kaynak İstihbaratı The Good Shepherd Örneği

Açık Kaynak İstihbaratı: The Good Shepherd Örneği

  Açık kaynak istihbaratı -İngilizce karşılığıyla open source intelligence (OSINT)- belli bir gayeye yönelik olarak herhangi bir gizliliği bulunmayan, umumi efkara açık kaynakların taranmasıyla ele geçen verilerin kıymetlendirilmesi yoluyla elde edilen istihbarat çeşididir. OSINT, internetin ortaya çıkması ve enformasyon çağına geçilmesiyle birlikte ehemmiyet kazanmıştır. Çeşitli kaynaklarda OSINT metoduyla elde edilen istihbaratın toplam istihbarat içerisindeki payı %80-90 arasında ifade edilmektedir. Bu nispet, bilhassa halk arasında kapalı ve sırlarla dolu olarak bilinen ve yer yer James Bond filmleriyle karıştırılan istihbarat dünyasının aslında hiç de öyle olmadığının delilidir. Günümüz dünyasında istihbarat, sırların peşinde koşmaktan çok var olan verinin analiziyle alakadar olmaktadır. OSINT kaynakları gazete, mecmua, televizyon, radyo, internet, sosyal medya, röportaj, konferans, blog olarak sıralanabilir. Şu an okuduğunuz bu yazı ve blog da OSINT için bir kaynaktır. Aslında herkes farkında olarak ya da olmayarak OSINT yapar. Söz gelişi tarayıcınıza Ömer Faruk Fidan ismini yazarsanız yaşıma, fotoğraflarıma, e-posta adresime, eğitim gördüğüm okula, işime, sosyal medya hesaplarıma hatta tuttuğum takıma bile ulaşabilirsiniz. Bu verileri de belli bir gaye istikametinde kıymetlendirdiniz mi temel seviyede de olsa OSINT yapmış olursunuz.

  Bugün bahsedeceğim OSINT örneğine rastgele film izlerken rastladım. Filmin orijinal adı The Good Shepherd. Türkçe ismiyle “Kirli Sırlar”. Film 2006 yapım, yönetmeni ve yapımcısı ünlü aktör Robert De Niro. Başrollerinde Matt Damon ve Angeline Jolie oynuyor. Filmde CIA’nin öncüsü mevkiindeki OSS’in (Office of Strategic Service) kuruluşu, CIA’e dönüşümü ve CIA İstihbarata Karşı Koyma Bölümü’nün hikayesinden bahsediliyor. Film gerçek kişi ve hadiselere dayanarak kurgulanmış. Bu yönden yarı film yarı belgesel bir havası var. Filmin hikayesi Yale Üniversitesi edebiyat bölümünün çalışkan talebesi Edward Wilson’ın -gerçek hayattaki karşılığı James Jesus Angleton- General William Sullivan’ın -gerçek hayattaki karşılığı William Donovan- teklifiyle OSS’ye katılmasıyla başlıyor. Filmde Allen Dulles, Kim Philby, Jacoba Arbenz Guzman, Fidel Castro gibi tarihi şahsiyetler, Domuzlar Körfezi Çıkarması, 1954 Guatemala darbesi gibi hadiseler geçiyor.

  Filmin iki ile beşinci dakikaları arasında -tarih bu arada 16 Nisan 1961 yani Domuzlar Körfezi Çıkarması’ndan bir gün önce- Edward Wilson evinden çıkıp otobüse biniyor. Otobüste bir kadın, küçük bir çocuk aracılığıyla bir dolarlık banknotu bozduruyor ve banknotu Wilson’un almasını sağlıyor. Wilson karşılığında çocuğa bozukluk bir dolar veriyor. Wilson CIA merkezindeki bürosuna geliyor ve aldığı banknotu bürosundaki vazifeliye veriyor. Bu arada bürodaki vazifelinin elinde Wall Street’teki dostlardan geldiğini söylediği çanta dolusu para göze çarpıyor. Muhtemelen Domuzlar Körfezi Operasyonu için kullanılacak paraydı. Vazifeli bir kasa açıyor ve kasadan seri numarası ve kod ad şeklinde sütunlara bölünmüş bir kağıt çıkarıyor. Elinde tuttuğu banknotun seri numarasının karşısında kardinal yazıyor. Vazifeli kardinal ile bağlantılı olduğunu söylüyor ve sahne bitiyor. 3.57’deki bu sahnenin görüntüsünü aşağıya koyuyorum. Görüntüde yine kod adlar dikkati çekiyor. Bunların Hıristiyanlık dininde yer alan bir takım dini vazifelilerin isimleri olduğu göze çarpıyor. Söz gelişi sırasıyla bishop ve priest, psikopos ve rahip demek.

The Good Shepherd Sahne

  Sanırım 15 Temmuz’u yaşamış herkesin aklına aynı şey geldi. Bu FETÖ terör teşkilatının kullandığı metod değil mi? Onların kullandığı kod isimler de imam, hoca, molla, abi vs. şeklinde gidiyor. Tabi FETÖ mensuplarının cüzdanlarında bulunan bir dolarların sırrı darbe teşebbüsünden sonra merak edilmiş ve 2 Ağustos 2016’da basınımızda yer alan haberlere göre sır çözülmüştü! Daha sonra bu sırrı çözen devrin Zonguldak Emniyet Müdürü röportaj üstüne röportaj vermişti. Hülasa ABD, 1961’de darbe yapmak için kullandığı metodun 2006’da filmini çekiyor aynı metodla 2016’da Türkiye’de darbe teşebbüsünde bulunuyor. Darbeden sonra ise Türk emniyet birimleri metodu çözdüklerini iftiharla anlatıyor. Fıkra bu kadar.

Ömer Faruk Fidan

Her hakkı mahfuzdur.

Şununla paylaşın: