-Medeniyetimize dâir-
Bir Kuşak Bir Yol Projesi

Bir Kuşak Bir Yol Projesi ve Düşündürdükleri

Giriş

  Dünyada her gün binlerce siyâsî, iktisâdî ve askerî hâdise meydana gelmektedir ancak bu hâdiseler teker teker tetkik edildiğinde okuyucuya hiçbir şey ifâde etmemektedir. Meselâ Afganistan’da Taliban’ın gerçekleştirdiği bir intihar saldırısı haberi ile aynı gün Etiyopya’da iç savaş çıktığına dâir bir haber, dünya hakkında herhangi bir insicamlı modele sahip olmayan bir insan için hiçbir şey ifâde etmez. Bunların kendiliğinden ortaya çıkmış birbirinden müstakil hâdiseler olduğu düşünülür. Televizyonlarda bâzı mütehassıs kimselere bağlanılarak alınan bilgiler de kuşatıcı bir noktainazar sunmaktan uzaktır ve hâdiselerin târihi hakkında bilgi vermekten öteye geçmez. Netîcede okuyucu dünyanın birbirinden müstakil karışık hâdiselerle çalkalanan ve yarını tahmin edilemez bir yer olduğu intibaına kapılır.

  Bizce dünya zannedildiği kadar başıboş değildir. Günlük hâdiseler dünyayı anlamaya yönelik insicamlı bir model vâsıtasıyla açıklanabilir ve parçalar yan yana getirildiğinde mânâlı bir bütünü oluşturur. Şüphesiz böyle bir tahlil, biraz da meselelerin basite ircâ edilmesiyle yapılabilir ancak meselelerin bu şekilde basite ircâ edilmesinin bir metod değil bütüne ulaşmak için verilmiş bir taviz olduğu unutulmamalıdır.

Coğrafi Keşifler ve Bir Kuşak Bir Yol Projesi

  Coğrafi Keşifler, en umûmî târifle, 15. yy’ın başından 17. yy’ın ortalarına kadar Portekizliler ve İspanyolların liderliğinde sürdürülen alternatif ticâret rotaları bulma ve kolonileştirme hâdisesinin adıdır. Keşifler şarkın zenginliklerine doğrudan ulaşmak ve bilinen ticâret yollarını tesirsiz bırakmak maksadıyla yapılmıştır çünkü Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti altında bulunan İpek Yolu ve Baharat Yolu Avrupalıları iktisâdî yönden zorluyordu. Bu zorlanma, şarktan gelen ham maddenin mâmul hâle dönüştürülüp Osmanlı Devleti üzerinden Avrupa’ya satılmasından bazen de doğrudan ham maddenin satılmasına rağmen vergiler ve taşıma ücretleri sebebiyle artan fiyatlardan kaynaklanıyordu. Yani Avrupa’nın ithal ettiği her kalem mal ham madde olsa dahi Osmanlı Devleti için gelir demekken Avrupa için fâhiş fiyat ve siyâsî rakibini kuvvetlendirmek demekti. Böyle bir ticârî muvâzenenin süremeyeceği ve Osmanlı Devleti’nin zamanla siyâsî olarak da Avrupa’yı hâkimiyeti altına alacağı düşünülebilir ancak bu iktisâdî zorlanma netîcede Avrupalıları Coğrafi Keşifler’e zorladı ve Osmanlı Devleti’nin gereken hamleleri yapamaması sebebiyle çöküşünü hazırladı. Bu bakımdan Coğrafi Keşifler, iktisâdî hamlelerin siyâsî haritalara nasıl derinden tesir ettiğini gösterir klasik bir misaldir.

  Bir Kuşak Bir Yol Projesi, Çin devlet reisi Xi Cinping’in 2013 yılında bir dizi Asya ülkesine yapmış olduğu ziyâret esnâsında açıkladığı ve 2049 yılında bitirilmesi planlanan inisiyatifin adıdır. Proje her ne kadar 2013 yılında resmen açıklansa da Şangay İşbirliği Örgütü (2001) ve BRICS (2006) gibi teşkîlâtların kurulmasıyla çok daha önceden bâzı hazırlıklar yapılmıştır. Dünya GSMH’sinin %42’si, dünya nüfusunun %64’i, karaların %40’ı, bilinen enerjinin %75’i proje şümulündedir(1). Projeye 69 ülke dâhildir ve projeye iştirak edecek ülke sayısının daha da artması beklenmektedir(2).

Bir Kuşak Bir Yol İnisiyatifi

  Esâsen bu proje Coğrafi Keşifler devrinde gördüğümüz üzere ticâret yollarını elinde tutan hâkim güce karşı alternatif ticâret rotaları oluşturmanın ve önce iktisâdî üstünlüğün ardından da siyâsî hâkimiyetin ele geçirilmesi hâdisesinin bugüne intibak ettirilmiş bir versiyonu olarak değerlendirilebilir. Çin bu projeyle dünyanın “keşfedilmemiş” mıntıkalarına erişmeye ve ihrâcatından en büyük payı kapan ve aynı zamanda hâkim güç olarak rakibi olan ABD’ye alternatif pazarlar yaratmaya çalışmaktadır. Zaten ABD 2018 yılından itibaren Çin’e karşı serbest ticâret kâidelerini hiçe sayarak ticâret savaşı başlatmış ve ek vergiler, târifeler vâsıtasıyla âdil olmayan şartları Çin’e dayatmaya çalışmıştır.

Çin İhracat 2019

Değerlendirmeler

  ABD, târihinin en büyük imtihanıyla karşı karşıyadır çünkü bu zamana kadar kendisine gerçekten rakip olabilecek hiçbir güçle karşı karşıya gelmemiştir. Sovyetler Birliği bütün ihtişamına rağmen ABD’ye sâdece askerî zâviyeden denk olabilmiştir. İktisâdî olarak yanına bile yaklaşamamıştır. Bugünkü Rusya’nın mevkii de bundan farklı değildir. AB iktisâdî gücüne rağmen Sovyetler tehlikesi sebebiyle ABD’nin kucağına oturmuş ve müstakil bir güç olamamıştır. Bugün, Birleşik Krallık’ın birlikten ayrılması ve müşterek karar alma mevzûunda yaşanan problemler sebebiyle gücünü yitirmek üzeredir. Çin ise Rusya ve AB’nin aksine her geçen gün askerî ve iktisâdî kapasitesini geliştirmekte ve ABD için dişli bir rakip olarak ortaya çıkmaktadır. Hiç şüphesiz ki Çin’in ABD’yi devirebilmesi Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nin muvaffakiyetine bağlıdır. ABD bu yüzden projeyi akâmete uğratmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz asır bir tarafın yapmak bir tarafın bozmak zorunda olduğu bir proje üzerinden şekillenmektedir/şekillenecektir.

  Dünyada bulunan diğer ülkelerin bu rekâbete kayıtsız kalması mümkün değildir. Ülkeler dünya üzerindeki mevkilerini belirlerken bu muvâzene ve projeyi göz önünde bulundurmalıdır. Geçmişte demokrat ve komünist mefhumları üzerinden yaşanan kamplaşmanın gelecekte demokrat ve otokrat mefhumları üzerinden gelişeceği düşünülebilir.

  Türkiye’mizde bugün için iki tarafla da yürümek isteyen siyâsî irâde bulunmaktadır. Cumhur ittifakı ve Vatan Partisi Çin ile teşrîkimesâiyi daha münâsip görmektedir. Diğer partiler ise ABD ile birlikte hareket etmekten yanadır (İzâfî olarak ehemmiyetsiz ve tarafsız birkaç parti bulunmaktadır.). Dünya üzerindeki bu kutuplaşma, siyâseti partiler ve ideolojiler üzerinden değerlendirmeye alışmış halkımız için açıklanması mümkün olmayan birtakım kafa karışıklıklarına sebep olmuştur.

  1. Birbirlerini daha önce çok ağır ithamlarla suçlamış Erdoğan ve Bahçeli nasıl ittifak kurmuştur?
  2. İYİ Parti neden MHP’den ayrılma gereği duymuştur?
  3. Milliyetçi temâyüle sahip olduğu bilinen İYİ Parti nasıl HDP ile aynı kampta yer almıştır?
  4. İYİ Parti umûmî reis yardımcısı Ümit Özdağ neden partisinden ihraç edilmiştir?
  5. Kendisini, birisi de milliyetçilik olan Atatürk prensiplerinin takipçisi ve koruyucu îlân eden CHP nasıl HDP ile aynı kampta yer almıştır?
  6. AK Parti’de uzun yıllar mühim vazîfeler almış Davutoğlu ve Babacan neden partiden ayrılmış ve farklı partiler kurmuşlardır?
  7. Bir zamanlar PKK meselesinin ancak konuşarak çözülebileceği yönündeki kanaat neden terörün ancak silahla çözülebileceği yönündeki anlayışa tahavvül etmiştir?

Kaynakça

(1) GÜNER, Yrd. Doç. Dr. Bülent. "OBOR GİRİŞİMİ'NİN COĞRAFYASI". Marmara Coğrafya Dergisi.

(2) T.C Astana Yayınları BİR KUŞAK BİR YOL PROJESİ: Kavramlar, Aktörler, Uygulamalar Editör. Dr. Serdar Yılmaz.

Ömer Faruk Fidan

Her hakkı mahfuzdur.

Şununla paylaşın: